BEL FITIĞI TEDAVİSİNİ KOLAYLAŞTIRAN TEKNİK: “LAZERLİ EPİDUROSKOPİ YÖNTEMİ”

617 okunma

Özel Tekirdağ Yaşam Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Olcay Eser, fizik tedavi uygulamaları veya ilaç tedavilerinden fayda görmeyen bel fıtığı hastaları için; ameliyathane gibi steril bir ortamda uygulanan ve lokal anestezi altında kemik, kas yapılarına zarar vermeden kısa sürede etkili sonuç veren lazerli epiduroskopi yöntemi hakkında bilgiler verdi.

  Özel Tekirdağ Yaşam Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Olcay Eser, bel fıtığı tedavisini daha kolaylaştıran teknik olan, ‘lazerli epiduroskopi yöntemi’ hakkında şu bilgileri verdi.

   Hastalar için kabusa dönüşen bel fıtığı, lazerli epiduroskopi yöntemi ile daha kolay tedavi edilebilmektedir. Bu işlem esnasında ucu her yöne kıvrılabilen fiberoptik endoskop ile bel bölgesindeki anatomik ayrıntı video-kamera sistemi eşliğinde görüntülenerek değerlendirilir. Bel fıtıklarına lazer uygulanarak küçültülmesi veya yok edilmesi sağlanır. Bununla birlikte çeşitli nedenlerden dolayı oluşan epidural mesafedeki yapışıklıklar temizlenir, sinir rahatlatılır. Epiduroskopi işlemi sonunda epidural mesafeye ilaç enjeksiyonları yapılarak dokuların normal sağlıklarına kavuşmaları sağlanır. Bugüne kadar gerek makro cerrahi, gerekse mikro cerrahi ameliyat yöntemi uzun iyileşme süreci nedeniyle hastalar için kabusa dönüşen bel fıtığı, artık modern teknoloji sayesinde kolayca tedavi edilebilir. 

Epiduroskopi Yöntemi Nedir?

Ameliyathane ortamı gibi steril ortamda yapılır. Hasta yüz üstü yatar pozisyonda anestezik ajanlar ile hafif sersemletilerek ağrı duymayacak şekilde lokal anestezi altında uygulanır. Esnek ucu her yöne kıvrılabilen fiberoptik endoskop ile kuyruk sokumu bölgesinden girilerek tüm bel bölgesindeki fıtıkları hakim olacak şekilde ayrıntılı olarak video-kamera sistemiyle görüntülenerek değerlendirilir. Bu esnada fıtıklara lazer uygulanarak onların küçülmeleri sağlanır, ayrıca sinirlerin etrafındaki yapışıklıklar mekanik olarak temizlenir. Sinir sıkışmaları rahatlatılır ve ilaç enjeksiyonları yapılarak dokuların fizyolojik sağlıklarına kavuşması sağlanmış olunur. 

Epiduroskopi Yöntemi Kimlere Uygulanabilir?

Mikro veya makro cerrahi operasyon gerektirecek kadar büyük olmayan, ancak inatçı bel ve bacak ağrılarına neden olan bel fıtığı, omurga kanal darlığı nedeniyle sinir sıkışmalarında uygulanır. Bel bacak ağrısı sorunu olan hastaların çok büyük bir bölümü ameliyat gerektirmeyecek düzeyde olup yürümek, oturmak gibi günlük aktivitelerini kısıtlayarak yaşam kalitesini bozan şiddetli ağrılardan yakınmaktadırlar. Çoğunlukla fizik tedavi uygulamaları ve ilaç tedavilerinden fayda görmeyen bu hastalar için epiduroskopi en son geliştirilen ve en ideal yöntem olarak düşünülmektedir. Ayrıca, epiduroskopi ile daha önce bel fıtığından ameliyat olmuş ancak şikayetleri geçmemiş veya yeterince azalmamış hastalar da çok yarar görmektedir. Bu hastalardaki yapışıklıklar epiduroskopi ile açılır ve gerekli ilaçlar tam olarak gerekli bölgelere verilerek ameliyatın olumsuz etkileri giderilir. Epiduroskopi, bel bölgesinde bir veya iki değil, daha fazla mesafede yaygın fıtıklaşmaları olan hastalarda başarı ile uygulanabilmektedir.

Epiduroskopi Yöntemi Kimlere Uygulanamaz?

Bel fıtığı patlamış omurilik kanalında fıtığı olan, muayenesinde güç kaybı olan, ileri derecede dar kanalı olan hastalarda kesinlikle yapılmaz. 

Epiduroskopi  ile Tedavinin Avantajları Nelerdir?

Genel anestezi gerektirmez ve lokal anestezi altında hasta hafif sedasyon altında iken yapılır. Epiduroskopi işlemi 3mm boyunda çok küçük bir açıklıktan girilerek uygulanır ve yara, dikiş, pansuman gibi durumlar söz konusu olmaz. Sadece bir girişimle bütün bel bölgesine, bu bölgedeki tüm fıtıklara müdahale edilebilir. Kemik yapılar ve kaslar etkilenmezler ve zarar görmezler. Epiduroskopi işlemi ayrıntılı görüntüleme sağlayarak tanıyı netleştirir ve hastanın mevcut sorunları ile ilgili kesinlik sağlar. Kısa süreli bir yöntemdir ve yaklaşık 30 dakika sürer. Yalnızca fleksible fiberoptik endoskop kullanıldığı için sinir ve damar yaralanma riski yok denecek kadar düşüktür. Girişimden 4 saat sonra hasta yürüyebilir ve günlük yaşamına dönebilir. Bu gebelerin 14-16 kg ağırlık kazanmaları istenir. Böylece genç yaşta gebe kalan kadın bir taraftan kendi, diğer taraftan da bebeğin büyümesini sürdürürken, vücudundaki besin öğeleri depolarını dengede tutmalıdır.

 

 

Bu Haberler İlginizi Çekebilir

Henüz yorum yapılmadı!

İlk siz yorum yapın!

Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız.
Top