CHP'Lİ ÖZTRAK: SOĞANA DEĞİL SOYANA BAK

48 okunma

CHP'li Öztrak, işsizlikten ve hayat pahalılığından milletin belinin büküldüğünü belirterek, “Ekonomiye güven kalmadı, üretim çakılıyor, memlekette üniversiteli işsiz sayısı 1 milyon 100 bini aşmış, hayat pahalılığında ülkemiz dünyadaki ilk 10 ülke arasına girmiş ama bakıyoruz bu beyler sıkıntıların sorumlusu olarak soğanı bulmuşlar, depolarda soğan sayıyorlar. Saraydaki bu beylere ben hatırlatayım. Sorumlu arıyorsanız soğana değil, ülkeyi soyana bakacaksınız” diye konuştu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, MYK sürerken yaptığı basın toplantısında şunları söyledi:

MYK toplantımız sürüyor. Bugün gündemimizde yine her zaman olduğu gibi ekonomideki son gelişmeler vardı. Bu hafta sonu hem Adalet ve Kalkınma Partisi’nin hem de MHP’nin mahalli idarelerle ilgili seçim stratejisi kapsamında yapmış olduğu açıklamaları değerlendirdik. Onun dışında diğer konuları da değerlendirmeye devam ediyorduk.

İstanbul Sancaktepe’de eğitim uçuşu için kalkan askeri helikopterimiz düştü, 4 tane şehidimiz var, bir askerimiz ağır yaralı, şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı, ulusumuza da sabır diliyorum, yaralı askerimize de acil şifalar diliyorum. Yine Sivas Ulaş’ta yolcu treniyle yük treni çarpıştı, 10 yolcu yaralandı. Yine buradan yaralananlara acil şifalar diliyorum.

ÖĞRETMENLERE 3600 EK GÖSTERGE NE OLDU?

Hafta sonu öğretmenler günüydü. Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, üzerimizde emeği olan tüm öğretmenlerimizi minnetle, saygıyla, sevgiyle anıyorum. Tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Gününü kutluyorum. Öğretmenlerimizin özlük haklarını iyileştirecek ve Genel Başkanımızın Öğretmenler Gününde açıklamış olduğu Öğretmen Yasasının biran önce yasalaşması için elimizden gelen her şeyi yapacağımızı burada bir defa daha belirtmek istiyorum. Bu arada Milli Eğitim Bakanının Öğretmenler Gününde öğretmenlerimize 3600 ek gösterge verilmesiyle ilgili bir açıklama yapacağına dair bir takım haberler yer almıştı. Yine kendisi de bu konuyla ilgili olarak görebildiğim kadarıyla bir banner hazırlatmış. Ancak bu 3600 ek göstergeyle ilgili herhangi bir açıklama gelmedi, ses seda yok. Bununla ilgili açıklamayı bekliyoruz.

TÜRK KADINI KURTULUŞ SAVAŞINDA MERMİ TAŞIYAN KADINDIR, YILDIRAMAZSINIZ

Dün Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Günüydü. Kadın cinayetleri son 14 yılda ülkemizde 5’e katlanmış. Her 10 kadından 4’ünün şiddet gördüğü bir ülkede yaşıyoruz. Bunun önlenmesi için partimiz yine bir yasa teklifi verdi. Bu yasanında takipçisi olacağız. Ama dün yine son derece üzücü bir gelişmeyle karşı karşıya kaldık. İstanbul’da kadına karşı şiddeti protesto etmek isteyen kadınlar ciddi polis şiddetiyle, biber gazıyla yine karşı karşıya kaldılar. Değerli arkadaşlar, Türk kadınını şiddetle yıldıramazsınız. Türk kadını Kurtuluş Savaşına omzunda top mermisi taşıyarak, çocuğunun kundağını o mermiye sararak katkıda bulunmuş yüksek irade sahibi kadındır. Dolayısıyla ne polis şiddeti, ne başka bir şiddet, baskı Türk kadınını yıldırmamalıdır, yıldırmayacaktır. Onun içinde istedikleri kadar biber gazı sıksınlar hem biz, hem Türk kadını kendi haklarının, kendilerine karşı ortaya çıkan şiddetin önlenmesinin mutlaka takipçisi olacaklardır.

KARŞIMIZDA CİDDİYE ALINACAK, SORUMLU BİR SİYASET ANLAYIŞI YOKTUR

Üzülerek söylüyorum. Karşımızda artık ciddiye alınacak sorumlu bir siyaset anlayışı yoktur. Karşımızda kendi bekasından başka bir şey düşünmeyen koltuklarını koruyabilmek için, milletimizi bölmeyi dahi göze alacak kadar gözü dönmüş, ülkenin bekası açısından tehdit oluşturan bir şer ittifakı vardır. Siyasette dip yapan bu ittifak üslupta da maalesef dip yapmaktadır.

CHP’NİN ADINI TERÖRLE ZİKRETMEK EDEP YOKSUNLUĞUDUR

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, emperyalizme karşı savaşırken kurduğu, milliyetçiliğini duvarlara değil, Kıbrıs’ın Beş Parmak Dağlarına, Ege’nin mavi sularına yazmış, Genel Başkanına PKK terör örgütü tarafından suikast tertip edilmiş, Cumhuriyet Halk Partisi’ni terörle yan yana getirmek basit bir “oksimoron” değil, en hakikisinden edep yoksunluğudur.

BAYRAM DEĞİL SEYRAN DEĞİL NEREDEN ÇIKTI BU FEDERAL SİSTEM

Geçmişte oy için “gerekirse papaz elbisesi” bile giyebileceğini ifade eden Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Genel Başkanının partisinin bazı milletvekilleri geçtiğimiz hafta Almanya’ya gitmiş. Gidiş sebeplerini de sosyal medyadan paylaşmışlar. Sebep Almanya’daki federal sistemin işleyişi hakkında görüş alışverişinde bulunmakmış. Birde rivayet olunuyor ki, Sayın Bahçeli’de bu ziyarete ön izin vermiş. Hayrola arkadaşlar, bayram değil seyran değil nereden çıktı bu federal sistem, ne oluyor? Hatırlayacaksınız, anayasa değişikliği referandumuna gidilirken uyarmıştık. Cumhurbaşkanına eyalet kurma yetkisi veriliyor demiştik. O dönemde Saray’ın başdanışmanlardan biri çıkıp Çin’i örnek göstererek referandumdan evet çıkarsa eyalet sistemine geçilmesi gerektiğini açıklamıştı. Erdoğan’ın kendisi de daha bundan birkaç yıl önce şunları söylemişti, “Osmanlı’da da Lazistan, Kürdistan vardı. Türkiye eyalet sisteminden korkmamalı.”

ÜLKENİN ÜSTÜ KAPATILMAK İSTENEN GERÇEK GÜNDEMİ EKONOMİDİR

Geçelim üstü kapatılmak istenen milletimizin gerçek gündemine. Artık mızrak çuvala sığmıyor, mutfaklar yangın yeri, işsizlik kanayan yara, Türkiye, adı konkordato ve iflaslarla anılan bir ülke haline geldi. Son bir hafta 10 gün içinde ünlü bir restoran zinciri, Türkiye genelinde onlarca kampüsü bulunan bir özel okul, yurt çapında 70 bayisi bulunan yerli bir akaryakıt firması, 11 şehirde 52 bayiliği olan dev bir kuru yemiş firması, İstanbul 3. Havalimanı inşaatında da görev alan bir inşaat firması, Türkiye Cumhuriyet Devlet Demiryollarına vagon imal eden bir şirket, geri dönüşüm sektöründe faaliyet gösteren bir büyük firma konkordato ilan etti. Mudurnu’da büyük bir inşaat projesini yürüten bir firma konkordato başvurusunda bulunmuştu, bu şirket hakkında mahkeme geçici mühletin ardından iflas kararı verdi. Beyaz et sektöründe Sakarya-Kocaeli Bölgesi’nde faaliyet gösteren her 100 firmadan 32’sinin, Ege Bölgesi’nde ise her 100 firmadan 13’ünün artan maliyetlere dayanamayıp üretimini sonlandırdığını bizzat ilgili üretici birliği açıkladı. Dahası Türkiye Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Merkez Birliği, ülke genelinde toplam 14 bin üretici firmanın yüzde 50’sinin önümüzdeki ay itibarıyla kapanması endişesini dile getirdi. Vatandaşlarımızın ayda ortalama her birinin 15 kilo et yediğini söyleyen, bunun yerine biraz balık ve tavuk, hindi yerseniz bu iş çözülecek diyen Tarım Bakanının bu gelişmeleri dikkatine sunuyorum. Millet zaten kırmızı et yiyemiyordu şimdi bu gidişle kanatlı hayvan eti de yiyemez duruma düşecek. Kanatlı Hayvan Üreticileri kan ağlıyor.

MİLLET BORCA TAKLA ATTIRMAKTAN YORULDU

Sadece Ekim ayında protesto edilen senetlerin tutarı geçen yıla göre değerli basın mensupları, yüzde 63 artmış.  Yine karşılıksız çeklerin tutarı ise neredeyse 3’e katlanmış.

Tabi Saray sakinlerinin keyfi yerinde. Sofralarında adını bile duymadığımız yiyecekler, içecekler, efuliler, smoothieler, ejder suları, uçan uçmayan Saraylarında milletten kopuk keyiflerini sürüyorlar. Vatandaşın haliyse perişan. Eskiden millet kredi kartı kullanarak ancak pahada ağır bir şeyler alırdı, taksit yaptırırdı bunu almak için. Şimdi bakıyorsunuz millet 2 ekmek için dahi kredi kartı kullanır hale geldi.

Ankara’nın Etimesgut ilçesinde pazarın kurulduğu gün, 50 metre ötedeki marketten sebze-meyve alışverişi yapan bir vatandaşa arkadaşlarımız “pazardaki meyve sebze daha taze, pazarın kurulduğu gün neden oradan almıyorsun da marketten alıyorsun” diye sorduklarında vatandaşımız boş cebini göstermiş. Demiş ki, “pazarda kredi kartı geçmiyor, marketten kredi kartıyla alırsam ödemeyi gelecek ay yapacağım, cebimde para yok”. Millet borca kredi kartlarıyla takla attırmaktan yoruldu.

SORUMLU ARIYORSANIZ SOĞANA DEĞİL, ÜLKEYİ SOYANA BAKACAKSINIZ

İŞKUR’a kayıtlı işsiz sayısı 2018 yılının, bu yılın yani Ekim döneminde önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23 artmış. Toplam 3 milyon 200 bin kişiye ulaşmış. İŞKUR’a işsizlik ödeneği için başvuranların sayısı ise Ekim ayında önceki yılın aynı ayına göre yüzde 49 artmış. 168 bin kişi olmuş tek bir ayda. Son bir yılda işsizlik ödeneğine başvuranların sayısı ise 1,5 milyon kişi olmuş. Ekonomiye güven kalmadı, üretim çakılıyor, memlekette üniversiteli işsiz sayısı 1 milyon 100 bini aşmış, hayat pahalılığında ülkemiz dünyadaki ilk 10 ülke arasına girmiş ama bakıyoruz bu beyler sıkıntıların sorumlusu olarak soğanı bulmuşlar, soğan depolarında soğan sayıyorlar. Yine pansuman, yine aspirin tedavisi. Saraydaki bu beylere ben hatırlatayım. Sorumlu arıyorsanız soğana değil, ülkeyi soyana bakacaksınız.

BANKACILIKTA ALİ’NİN KÜLAHI VELİ’YE, VELİ’NİN KÜLAHI ALİ’YE

Bankacılıkta Ali’nin külahını Veli’ye giydirerek, Veli’nin külahını Ali’ye giydirerek, karşılıklarla oynayarak, türev ürünleri arttırarak, geçit vererek, sadece bilançoları makyajlarsınız. Bunun altından dünyanın en güçlü ekonomileri dahi kalkamadı. Uyarıyorum bu yaklaşımınızla ülkenin başını çok büyük belalar açarsınız. Biz bunları gördük. Bakın daha krizin başında bu işin üstesinden gelmek için Genel Başkanımız Saraya 13 maddelik eylem planını önerdi. Krizi aşmak için güveni sağlayacak yapısal değişikliği gerçekleştirecek tedbirleri içeren bu 13 madde Saray tarafından döviz baronlarıyla işbirliği yaptığımız şeklinde yorumlandı.

BAKAN ÖNÜMÜZDEKİ AYDA ENFLASYONUN NE ÇIKACAĞINI NEREDEN BİLİYOR?

Biz orada bir şey söylemiştik. Her şeyden önce devlet yönetiminde liyakati esas alınmalısınız, işi layıkıyla yapacakları göreve getirilmelisiniz demiştik. Bunlar ne yaptı? Devletin kasasının başına damatlarını getirdiler. Enflasyon yüksek mi çıktı, hemen TÜİK Başkan Yardımcısını değiştiriverdiler. Bakalım bundan sonraki aylarda ne çıkacak? Çok açık söyleyeyim, geçen gün Plan Bütçe Komisyonunda damat bakanın vermiş olduğu beyanat son derece ilginç. Son iki ayda öyle bir şey söylüyor ki, enflasyon diyor sene sonunda öngördüğümüz yüzde 20,8’in altına düşecek. Bu ne demek biliyor musunuz? Son iki ayda enflasyonun yüzde 1,5 düşmesi demek. Bu kadar hızlı artan bir enflasyonun önümüzdeki iki ayda yüzde 1,5 düşeceğini nereden biliyor? Ben bürokrasiden geliyorum, TÜİK’in normal olarak bakan da olsa enflasyonla ilgili yapmış oldukları toplanan fiyatları ilan etmeden önce kimseye vermemeleri gerekir. Nereden çıktı bu yüzde 1,5? Anlaşılan başkan yardımcısının değişikliğinden sonra TÜİK bu konularla ilgili olarak millet yerine bakana daha fazla hesap verir durumda olacak.

BÜROKRASİDE TIKANMA KENDİ İKTİDARLARININ ESERİ

Yolsuzluklar Sayıştay raporlarıyla ayyuka mı çıktı? Alacaksınız Sayıştay Başkan Yardımcısını istifa ettireceksiniz denetimden sorumlu Başkan Yardımcısını, o da yetmezse İstanbul belediyelerinin denetlenmesinden sorumlu Sayıştay Grup Başkanını görevden alıvereceksiniz. Ucube tek adam parti devletinin inşası için, ömrü yüzyılı aşan parlamenter sistemi, bu sistemin kurumsal birikimini, adap ve kültürünü yıkıp devleti işlemez hale getirdiler. Şimdi kalkıp bürokrasinin çalışmadığından şikayet ediyorlar. 16 yıldır iktidardalar. Şikayeti bırakıp şuanda ortaya çıkan eserleriyle övünmeleri gerekir. Bürokrasi değil arkadaşlar, ucube tek adam parti devleti çalışmıyor. Bu rejim milletin derdine derman olacak bir rejim değil. Bunun olmadığını üzerinden 6 ay bile geçmeden açık seçik ortaya koydu.

BALIK BAŞTAN KOKAR

Geçtiğimiz günlerde AKP cenahının önde gelen bir köşe yazarı gazetesindeki köşesinde şunları yazıyor;  “Belediyedeki adama ‘niye yakınını atıyorsun’ diyorsun, ‘Reis de yapıyor’ diyor. ‘Niye ihaleyi birtakım kişi ve kuruluşlara yönlendiriyorsun’ diyorsun ‘Reis de öyle yapar’ diyor. O zaman buna da bir çare düşünmek gerek” diye ifade ediyor. Aslında öyle uzun uzadıya çare düşünmeye gerek yok. Atalarımızın dediği gibi balık baştan kokar. Buna elbette bir çare düşünülecektir. Bu çareyi düşünecek olanda milletimizdir. Yaklaşan yerel seçimler milletimizin ferasetiyle çözümü ortaya koyacağı, uçan saraylardan millete bakarak efuli ve smoothie içip, kendinden geçenlere okkalı bir şamar atacağı seçimler olacaktır.” ifadelerini kullandı. (Haber Merkezi)

Bu Haberler İlginizi Çekebilir

Henüz yorum yapılmadı!

İlk siz yorum yapın!

Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız.
Top