ERKEK KISIRLIĞININ TEDAVİSİ ZOR DEĞİL

324 okunma

Erkek kısırlığının başlıca sebepleri arasında; hormonal ve genetik sebepler, geçirilmiş iltihabi hastalıklar, doğumsal anomaliler ile çevresel ve kimyasal etkenler bulunuyor.

Toplumdaki çiftlerin yüzde 15'i çocuk sahibi olmakta zorlanıyor. Çocuk sahibi olamayan çiftlerin yüzde 40'ında sorun erkekten kaynaklanıyor. Erkek kısırlığının başlıca sebepleri arasında; hormonal ve genetik sebepler, geçirilmiş iltihabi hastalıklar, doğumsal anomaliler ile çevresel ve kimyasal etkenler bulunuyor. Uzmanlara göre, çevresel ve kimyasal etkenlerin gün geçtikçe artması erkek kısırlığındaki artışı da beraberinde getiriyor. 

Tüm dünyada erkek kısırlığı yıldan yıla artıyor.Bunda bozulan çevresel koşullar ve değişen yaşam tarzının rolü önemlidir. Türkiye'de de  erkek kısırlığında artış görülmektedir.Erkek kısırlığı tedavisi kadın kısırlığı tedavisine nazaran daha kolay ve başarı şansı daha yüksektir. 

 Erkek kısırlığının belirtileri 

Hekimler tarafından yapılan spermiogram ile tanı konulan erkek kısırlığı genellikle belirti vermiyor.İdrar yaparken yanma ya da akıntı olması ön teşhis olabilir.Yinede çiftler en çok evlilikten sonra çocuk sahibi olamama şikayeti ile başvuruyorlar.Kesin tanı üç  günlük ilişki kısıtlamasından sonra yapılan sperm testi, ultrasonografi ve doktor muayenesiyle konulur.Spermin sayısı kadar, hareketliliği ve şekli de  çok önemlidir.

 Erkek kısırlığının tedavisi 

 Erkek kısırlığının tedavisinde son yıllarda hızlı gelişmeler kaydedilmiştir.Erkek kısırlığının en sık görülen nedenlerinden biri de yumurtalık damarlarında varisleşme yani; varikoseldir. Varikosel sorunu, cerrahi yöntemlerle tedavi edilebiliyor. Ancak bu operasyon, sperm kalitesini  arttırsa bile çiftlerin kendiliğinden çocuk sahibi olmasına bazen yetmiyor ve tüp bebek tedavisi gerekiyor.Yinede eğer varikosel varsa öncelikle birinci tedavi varikosel operasyonudur.Tüp bebek tedavisine ondan sonra geçiliyor. 

 Azospermide yani; hiç spermi olmayan erkeklerde hormon değerlendirmesi çok önemlidir.Hormonların azalmasına bağlı bir durumda hormon verilerek hiç ameliyata gerek kalmadan sperm elde edilebilir.Sperm sayısı hafif ve orta derecede azalmış ise aşılama yapılabilir. Aşılamanın tek uygulama sonucundaki başarısı yüzde 10 ila 15 arasında değişiyor. Spermin çok az olduğu durumlarda ise mikroenjeksiyon yöntemi tercih edilmektedir. 

 

Bu Haberler İlginizi Çekebilir

Henüz yorum yapılmadı!

İlk siz yorum yapın!

Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız.
Top