MALKARA’DA ÖĞRENCİLERE ÇÖLYAK HASTALIĞI SEMİNERİ DÜZENLENDİ

634 okunma

Malkara’da Trakya Çölyak ve Sağlıklı Yaşam Derneği ‘Çölyak Hastalığı’ ile ilgili farkındalık semineri düzenledi.

Gazi Ömer Bey Anadolu Lisesi’nde düzenlenen seminere Gazi Ömer Bey Anadolu Lisesi Müdürü Ergün Aydoğan, Dernek Başkanı Bahar Ayşegül Yılmaz, Başkan Yardımcısı Emre Emlek, Dernek Saymanı Ayşenur Kaynan, Optimed Hastanesi Kurumsal İletişim Sorumluları Metin Demirtaş ve Nagihan Aktaş, Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hakan Sunal, Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Tuğçe Emiroğlu, öğretmenler, öğrenciler ve basın mensubu katıldı.

Düzenlenen Seminer saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı.

Dernek Başkanı Yılmaz seminerin açılış konuşmasında şunları ifade etti:

“HAYAT DEDİĞİN YAŞAYABİLDİĞİNİZ KADAR GÜZELDİR”

“Öncelikle burada sizlerle buluşmaktan dolayı çok mutluyum. Okulumuza gelir gelmez pozitif bir enerji ile karşılaştık. Okul müdürümüz, öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz herkes dahil olmak üzere sizlerden gelen pozitif bir enerji var. Sizlerle burada buluştuğumuz ve bu semineri burada yaptığımız için katılan herkese çok teşekkür ediyorum. Seminerimizin amacı Çölyak Hastalığı’nı ( Gluten Enteropatisi) sizlere anlatmak. Hastalık hakkında bilgiler vererek farkındalık yaratmak ve duyarlılığı arttırmak için burada toplandık. “Hayat dediğin yaşayabildiğiniz kadar güzeldir” sözünü sizlere aktarmak istiyorum. Peki ben ve benim gibi Çölyak olan bireyler ve çocuklarımız, gençlerimiz ne kadar hayatını yaşayabiliyorlar? Sözü doktorlarımıza bırakıyorum ve tekrardan seminerimize katıldığınız için sizlere teşekkür ediyorum”

Seminerde Çölyak hastalığını anlatmak için söz alan Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hakan Sunal: “Öncelikle Çölyak nedir kısaca tanımını yapmak istiyorum” dedi.

ÇÖLYAK NEDİR?

Çölyak hastalığı, bağırsaklardaki sindirimi sağlayan villus denilen tüysü oluşumların bozulmasına sebep olan, dolayısıyla yiyeceklerdeki besinin emilmesini engelleyen ve ince bağırsakta hasarlar oluşturan bir alerjik sindirim sistemi hastalığıdır. Bu hasara buğday, arpa, çavdar, yulaf gibi tahılların içerisinde bulunan gluten isimli bir protein neden olmaktadır.

“ÇÖLYAK TEŞHİS EDİLENE KADAR HASTALIK, TEŞHİS EDİLDİKTEN SONRA BİR YAŞAM BİÇİMİDİR”

Çölyak hastalığının tanımını yapan Op. Dr. Sunal sunumuna şöyle devam etti:

“Bu hastalık akla gelmediği zaman maalesef teşhis edilemiyor. O yüzdenden hastalar şifa bulamıyor. Hatta bazen canlarından dahi olabiliyorlar. Her yaşta teşhis edilebilmekle birlikte belirtiler başka hastalıkları da düşündürmekte olduğundan teşhisi zor olan hastalıklardandır. Buğday, yulaf, arpa, çavdar gibi besinlerin içerisinde gluten maddesine karşı vücudumuzda alerjik bir problem oluşuyor. İnce bağırsakta görülüyor. Çölyak hastalığı yaşam boyu süren tek gıda alerjisidir diyebiliriz. Görülme sıklığını dile getirecek olursak 300 kişiden 1’inde görülen bir rahatsızlık. Çölyak hayatımıza engel değildir. Çölyak teşhis edilene kadar hastalık, teşhis edildikten sonra bir yaşam biçimidir.”

“SEROLOJİK ÖZEL TESTLER (AGA, EMA) İLE ÖN TANI KONMAKTA, KESİN TANI İÇİNSE İNCE BAĞIRSAK BİYOPSİSİ GEREKMEKTEDİR”

Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hakan Sunal hastalık tanısı ve kısa ve uzun vadedeki riskler hakkında şunları söyledi:

HASTALIĞIN TEK TEDAVİSİ ÖMÜR BOYU BUĞDAY, ARPA, ÇAVDAR, YULAF TAHILLARINDA BULUNAN GLUTENDEN UZAK SIKI BİR DİYETTİR”

“Erken osteoporoz, kansızlık, teşhis edilmemiş laktoz alerjisi gibi hastalıklarla karıştırılabilir. Teşhiste kan testleri, serolojik özel testler (AGA, EMA) ile ön tanı konmakta, kesin tanı içinse ince bağırsak biyopsisi gerekmektedir. Tedavi edilmezse Çölyak hastalığının kısa ve uzun vadedeki riskleri şunlardır; ‘büyüme geriliği, kısırlık, düşük, depresyon, lenforma, kalın ve ince bağırsak kanserleri, kalsiyum ve k vitamini eksikliği, megoblastik anemi,  hipokrommikrositer anemi, malabsorbsiyon, otoimmün hastalıkların prevelansında artış ve osteoporoz.’ Hastalığın tek tedavisi ömür boyu buğday, arpa, çavdar, yulaf tahıllarında bulunan glutenden uzak sıkı bir diyettir. Ayrıca marketlerde satılan hazır gıdaların içeriklerine de dikkat edilmeli, glutensiz gıdalar tüketilmelidir.”

Op. Dr. Sunal’ın ardından söz alan Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Tuğçe Emiroğlu yapmış olduğu sunumunda Çölyak hastalığı teşhisinden sonra nasıl bir diyet tedavisi ve nasıl bir beslenme yolu izlenmesi gerektiğini seminere katılanlarla paylaştı. Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Emiroğlu sunumunda katılımcılara şunları aktardı:

“KESİN TANI KOYULMADAN GLUTENSİZ DİYETE BAŞLANMAMALIDIR”

“Hasta olan kişiler ile sizin damak tadınız çok farklı olacaktır. Siz dışarıya çıktığınızda örneğin pastaneye gittiğinizde çok güzel lezzetler ile karşılaşabiliyorsunuz, ama onlar sizin yediğiniz besinlerin, tadına vardığınız tatlıların tadına varamıyorlar. Eğer çevrenizde böyle arkadaşlarınız varsa veya ileride olursa onlara mutlaka bir Çölyak derneğine gidip kayıt yaptırmalarını sağlayın. Çünkü derneklerde çok güzel etkinlikler yapılıyor, sağlıklı kahvaltılar yapılıyor, beslenme tarifleri veriliyor. Çölyak hastalığında asla kesin tanı koyulmadan glutensiz diyete başlanmamalıdır. Glutensiz diyet dengeli olmalı, uygulanabilir ve çeşitliliği olan yeterli, tadı güzel ve yeterli enerji içeren besinlerden oluşmalıdır.”

“ANNELERE BÜYÜK GÖREVLER DÜŞÜYOR”

Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Emiroğlu bu hastalık sürecinde ailelere düşen sorumluluklara dikkat çekerek sözlerine şöyle devam etti:

“Doğal gıdalara önem verilmelidir. Diyet uygulamaya başladıktan kısa bir süre sonra villuslar hiçbir zarar görmemiş gibi çalışmaya devam ediyor ve şikâyetler ortadan kalkıyor. Bu nedenle glutenli gıdalar kesinlikle tüketmemek gerekiyor. Burada aileler çok dikkatli olmalı. Aynı ekmek tahtası üzerinde bile tüketilen farklı gıdalar kesilmemeli ve tüketilmemeli. Annelere büyük görevler düşüyor. Annelerimiz glutensiz beslenme alışkanlığını çocuklarına benimsetip onların bunu bir yaşam biçimi haline getirmelerini sağlamalı ve sosyal yaşamdan geri kalmamaları için yol gösterici olmalı. Anneler aynı zamanda Çölyaklı çocukların dışarıdan satılan gıdalara özenmelerini önlemek için bu gıdaları evde hazırlamalı.”

ŞİİRLER OKUDU VE GİTAR EŞLİĞİNDE ŞARKILAR SÖYLENDİ

Düzenlenen seminerde yapılan konuşmalardan sonra okul öğrencileri şiirler okudu ve gitar eşliğinde şarkılar söylendi. Seminere katılan öğrencilere el broşürleri dağıtıldı. Aynı zamanda seminere katılanlara teşekkür belgeleri dağıtıldı. Çektirilen hatıra fotoğraflarından sonra seminer sona erdi. (Ömür Çolak)

 

Bu Haberler İlginizi Çekebilir

Henüz yorum yapılmadı!

İlk siz yorum yapın!

Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız.
Top