TOPRAKTAKİ ORGANİK MADDENİN ÖNEMİ

443 okunma

Toprak içerisinde havayı, suyu, organik maddeyi ve çeşitli canlıları barındıran doğal bir ortamdır. Organik maddenin kaynağı hayvan gübresi, bitki kökleri, dal, yaprak, sap, saman, anız ve çeşitli organik atıklardır. Ayrıca torf, leonardit ve gidya önemli organik madde kaynaklarıdır. Bölgemiz toprakları genellikle organik madde içeriği bakımından yeterli değildir. Toprak kalitesi ve üretim açısından toprakta organik maddenin %3 ten daha fazla olması istenir. Bölgemiz topraklarının %70-80'inde bu oran %1 civarındadır.

Toprak kalitesinin en önemli unsuru toprak organik maddesi ve topraktaki mikroorganizma sayısıdır. Toprak verimliliğinde en önemli kriter topraktaki canlı sayısıdır. Bu canlılar yaşamlarını devam ettirebilmek için temel besinle enerji kaynakları olan organik maddeye ihtiyaç duyarlar. Bir toprağın organik madde içeriği ne kadar fazla ise, tarımsal üretim kapasitesi de o kadar yüksektir. Toprakta organik madde yetersiz düzeyde ise topraktaki mikroorganizma sayısı da azalacak ve toprakların üretim kapasitesi düşecektir.

Organik maddeler topraklarda toprak parçacıklarını bir birine bağlayarak iyi bir toprak yapısının oluşmasını sağlar. Örneğin kumlu toprakların aralıklı bir yapısı vardır. Bu tip topraklarda besin ve su aşağıya doğru kolayca ilerler ve üretici için ekonomik kayıplara neden olur. Killi topraklar ise su geçirmeyen ağır bir yapıya sahiptirler. Bu tip topraklar soğuk ve nemli hava koşullarında suyu tutar, sıcak havalarda ise büzülür ve küçülür. Toprak kurumaya başladığı zaman su molekülleri kil parçacıklarının arasında uzaklaşır. Suyun bu hareketi kil parçacıklarının birbirlerine çok yakınlaşmasına, hacimlerinin küçülmesine ve yüzeyde çatlamalara neden olur. Organik maddeler; killi topraklardaki bu sıkışıklığı azaltarak toprakların gevşek bir yapı kazanmasını ve kaymak tabakası oluşumunu azaltır. Kumlu topraklarda da toprak taneciklerini birbirlerine yaklaştırarak istenilen toprak yapısının oluşmasını sağlarlar. Böylece her iki toprak yapısında da su ve bitki besin maddelerinin daha iyi tutunması, toprakların istenilen zamanda tava gelmesi, sürümün istenilen kolaylıkla yapılması sağlanır. Organik madde içeriği iyi olan topraklarda bitki kök bölgesinde havalanma iyi olduğundan bitki gelişimi daha iyidir.

Organik maddeler bitki besin maddesi kaynağıdır. Çeşitli zamanlarda topraklara verilen kimyevi gübrelerin amacı kısa vadede sadece bitkileri beslemektir. Topraktaki canlılar (mikroorganizmalar) açısından önemi yoktur. Sürekli suni gübreler ile üretim yapmak sürdürülebilir tarım açısında mümkün değildir. Organik maddeler toprağın azot ihtiyacının %90-95, fosforun %35-40 ve kükürdün %70-80'ni sağlamaktadır. Ayrıca potasyum, mangan, bor, bakır, çinko, molibden gibi bitki besin maddelerini de içermektedir. Organik maddelerin ayrışması sonucu ortaya çıkan organik bileşikler, toprakta bitkiler tarafından alınamaz konumda olan bitki besin maddelerini alınabilir konuma getirir.

Canlılar yaşamlarını sürdürebilmek için oksijen ve karbondioksite ihtiyaç duydukları gibi büyüyebilmek içinde azota ihtiyaç duyarlar. Azot canlı vücudunda özellikle nükleik asitlerin, proteinlerin ve vitaminlerin yapısında %15 oranında bulunmaktadır. Yani hayatın temel taşlarından birini teşkil eder. Atmosferinden yaklaşık %78 azot gazından oluşur. Ancak canlılar havadaki bu azotu, ihtiyaçları olmasına rağmen oldukları gibi bünyelerine alamazlar. Bu gazın bir şekilde canlıların kullanabileceği hale dönüştürülmesi gerekmektedir. Azotu (nitrojen) havadan ilk olarak alması gereken canlılar bitkilerdir. Bitkiler azotu gaz şeklinde kullanamazlar. Azot topraktaki nitrit ve nitrat bakterileri tarafından önce nitrite, daha sonra da nitrata dönüştürülerek bitkiler tarafından kullanabilir hale getirilir.

Azot çeşitli şekillerde yeryüzüne ulaşır.

1- Atmosferdeki azot şimşek ve yıldırım gibi olaylar sonucu yeryüzüne yağmurlarla nitrit asit şeklinde döner. Nitrit asit toprakta bakteriler tarafından nitratlara dönüştürülür.

2-Havadaki azotun doğrudan toprağa alınmasıdır.

Toprakta bulunana bazı bakterilerle bezelye, fasulye gibi baklagillerin köklerinde bulunan bakteriler havadaki azot gazını toprağın içine alırlar. 3- Bazı bakteriler hayvan ve bitki kalıntılarındaki proteinleri ayrıştırarak amonyağa dönüştürür. Toprak içinde oluşan amonyak nitrit ve nihayet bitkinin alabileceği nitrat şekline dönüşür.Görüldüğü gibi; bakteriler sayesinde bitkilere ulaşan azot, bitkileri besin olarak kullanan insanlara ve hayvanlara ulaşmaktadır. Dolayısıyla, canlılığın bu en temel ihtiyaçlarından biri, bakterilerin bu önemli işlevi sayesinde sağlanmaktadır. Bu önemli işlevi yapan bakteriler organik maddeler ile beslenmektedirler. Topraktaki organik madde oranı ne kadar çok olursa, topraktaki bakterilerde o kadar çok olur. Bu da toprağımızın daha verimli ve sağlıklı olması demektir. Bu durumda toprağa suni olarak kullandığımız azotlu gübrelerin kullanılmasına gerek kalmayacak ya da az miktarda bir takviye ile bitki ihtiyacı karşılanacaktır. Sağlıklı bir toprakta bitki de sağlıklı olacağından kullanılan çeşitli zirai ilaçların miktarlarında da önemli düşüşler olacaktır. Sonuç olarak ekonomiye, çevreye ve sağlığa önemli bir katkı olacaktır.

 

Henüz yorum yapılmadı!

İlk siz yorum yapın!

Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız.
Top